7 Kasım 2012

Biri Asya'lı mı Dedi ? İlk İstikamet Sultanahmet

Gönderen Neobi zaman: 21:40
Bir gün kendimi burada kendi kalemimle rezil edeceğim aklıma dahi gelmezdi. Ama gün bu gündür a dostlar. Şimdi bir insanın kendisini istediği vakit nasıl rezil edebileceğine şahit olacaksınız ^^ 
Bundan iki gün önce sevgili arkadaşım soguk_nevale ile Kadıköy semalarında buluşup güzel bir kahvaltının ardından kendimizi vapura atıp eminönüne geçtik. Dedik ne yapalım ne yapalım...
Eee eminönüne kadar gelmişken Tahtakaleye geçip yemek çubuğu almadan olmaz değil mi ? Olmaz tabisii helede bizim gibi meraklıysanız :D Neyse efenim az gittik uz gittik sağ sol yapa yapa düz gittik :P ve en sonunda bulduk bu asya malzemeleri satan dükkanı. Kendimize bir kaç çift çubuk aldıktan sonra ( ki işte çubuklarım )  tahtakale'de ki işimizde
bitmiş oldu. Madem işimiz yok boş boş burada dolaşmaktansa Sultanahmet'te dolaşalım diyerekten attık kendimizi tramvaya. İşte
her şey tam da o noktada başladı :D Biz gelişi güzel arka iki koltuğa kurulduktan sonra iki tane namja'da bindi aynı vagona tam karşımıza dikildiler. Biz oturuyoruz onlar ayakta ne büyük haksızlık :P Her yaptığım yolculukda oturucak koltuk bulmayı nimet sanan ben ilk defa ayakta kalamadığım için üzüldüm evet itiraf ediyorum. Hayır bir yaşlıda gelmediki kalkıp yer verelim -,- Neysee ne diyordum heh iki namja. Birisi ciddi anlamda dizilerden fırlamış namjalara benziyordu. Boy desen ondaa endam desen ondaaa her şey ondaa :D Ama diğerii -,- bana göre acuşşi nevaleye göre daha acuşşi olamamış bir adamcağız. 

Kalktık kalkıcaz derken  Sultanahmete geldik inmek için kapılara yaklaştık ki oda ne koreli namjalarda orada inecekmiş bakın siz şu tesadüfe :P Kapının önüne yığılmış inmek için tramvayın durmasını beklerken arkamdan birinin beni bildiğiniz ittirmesiyle benim koreli acuşşinin üstüne çullanmamda kaçınılmaz oldu tabisi haha XD Ben o an acaip şaşırmış iken ( ki içimdeki veletde yahu madem itiyorsunuz hafiften sol yapıp yakışıklının üstüne ittirseydiniz diye söylenirken ) alel acele acuşşiye dönüp sory dedim ve kaçmaya yeltendim. Lakin acuşşi bana gülerek birşeyler dedi ama anlayan beri gelsin :D İşte tamda o anda ne oldu bilinmez taki sultanahmet meydanına gidene kadar ( koreliler önce biz arkada ) o üstüne çullandığım acuşşi her adımda artkasını döndü bana güldü bir kaç kere ama ben hiç oralı olmadım XD ( Gülen yakışıklı olan olsaydı tutumum değişirmiydi peki ? KESİNLİKLEEEE ) 

Eee girdik Sultanahmet meydanına eee korelileri de takipten sıkıldık  tabi ki. Ne yapsak ne yapsak diye düşünür iken bir grup japon turist görüş istikametimize girdi. Allahım japonlara çirkin diyenler onları görse yamulurdu eminim. Hiç bir dizide bu kadar yakışıklı japon görmedim benn *.* 
Daha sonra nevale ile aramızda Topkapı sarayına gitmeyi kararlaştırdık. Yürüdük yürüdük ( ki bu arada da hala o koreli iki namjayla karşılaşma umudu taşıyoruz. Yani bu seferde görürsek kesin konuşacağız kesinn. Hıhı tabi :D ) Ama biliyorsunuz Topkapı sarayına öyle her elini kolunu sallayanı almıyorlar. Girebilmek için 20 tl bayılmanız lazım. Defalarca Topkapı sarayına gittiğimiz ve para faktörü de olduğu için ( o parayla kendimize güzel bir ziyafet çekebiliriz sonuçta ) Topkapı sarayının bahçesinde amaçsızca dolaşmaya verdik kendimizi. Amacımız korelileri tekrar bulmaktı. Taki bir kaç köpek yavrusu görene kadar :D Evet doğru duydunuz bildiğiniz kendilerini sergilemeye alışmış şebek köpek yavruları ^^
Köpeklerle işimiz b ittiğinde kendimizi bahçedeki bankın birine attık ve muhabbete daldık. O anki muhabbet tam aklımda değil ama şu şekilde diyebilirim :D
Nevale: Kızım sana koreli gülümsedi. İnsan sory yerine bian falan der değil mi ?
Neobi: Kusura bakma ama acuşşi görünümlü koreliye yem olmak için gelmedim buraya.
Nevale: Bunlar açılış turları yaşlı genç çirkin önemsememelisin
Neobi: O acuşşi sana yazsaydı görürdüm seni hıh 
Gibi muhabbet eder iken karşıdan iki tane şekerlik abidesii japon dansei ( erkek ) girdi görüş alanımıza. Allahım bu ne sevimliliktir. Yerimden kalkıp o yanaklarını sıkıp kawaii dememk için zor tuttum kendimi :P Ve aramızdaki muhabbet de anında değişti tabi:
Neobi: Nevale şu japonlara bak çok tatlılarrrr
Nevale: Ergen kızım onlar.
Neobi: ( gözleirmi devirerek ) ilk sefer önemli değil  demiştin yanlışım yoksa ( ki kesinlikle ergen değildilerrr ) 
Nevale: E evet öyle tabii
Neobi: Oki o zaman kırmızılı benim sarılı senin :P
Biz böyle konuşur iken iki japon arkadaş geldi oturduğumuz bankın dibine ayakta durup kendi aralarında baya bir konuştular. Bizde bu arada konnichiwa mı desek kawai mi desek ne desek onu tartışıyoruz :P
Yalnız nevaenin banka öyle bir kurulmuş oturuşu vardı ki sanırsınız Topkapı sarayının ağalarıyız ahaha :D Her neysee daha sonra bu iki japon arkadaş gitmek için ayaklandılar. Ben tabii shrek kedisi mode one gözlerle onlara bakarken nevalede telefonunda bişilerle uğraşıyordu. O esnada kırmızı montlu japon arkadaş bana döndü ve sanki kırk yıllık dostmuşuz gibi bir gülümsemeyle el salladı ^^ Tabi ki bende karşılık verdim. O esnada telefonunu kurcalayan nevale japonun selamını görmeyip benimkini gördü ve hemen bana lafı yapıştırdı:
- Arkalarından el sallayacağına onlar bakarken yapsaydın ya !
Hiç boş dururmuyummm. 
- Sen görmemişsin anlaşılann önce o bana el salladı bi keremm yıh yıh :D
- Ee madem öyle konuşsaydın yaa
- Ne diyecektim acaba olmayan japoncamla böhüüüü 
Burasıda onları en son takip
 ettiğimiz yer yada sokak işte 
Evet işte bilmediğimiz diller yüzünden iki kere fırsatı teptik ama yılmadıkk. Geri döndük sultanahmete ve oda nee o iki şeker mi şeker japon arkadaş orada da karşımıza çıkmasın mı ? Bu kader olmalıı :P Birden kendime cesaretim geldi ve yürü dedim nevale gidiyoruz bu sefer konuşacağım. Hem hızlı hızlı yürüyerek hemde nevaleyi peşimden sürükleyerek takıldık japonların peşine. Lakin bir tur şirketine girdiler ve bizde kös kös geri dönmek zorunda kaldık :/ 
Tabi bu kaçma-kovalamaca esnasında hayli yorulup acıkmamızda engellenemez bir oldu oldu. Ve yemişim korelileri hadi gidip kendimize yemek yiyecek bir yer bulalım dedik. Ama yemişim korelileri lafına hiçç aldanmayın. Neden mi çünkü en çok koreli bulunacak ( yada biz öyle sandık ) bir yer seçtik kendimize. Seoul restorant. Ki bu restoranı bulmak inanın işgenceydi. Akbıyık caddesi bu yüzden hayatımda asla unutamayacağım bir yerde kendini garantiledi. Restoranı ararken muhabbet ettiğimiz insan saysının fazlalığıda cabası. Ama bunlar içinden en komiği Nevalenin o kadar insanın içinden gidip bir arap'a akbıyık caddesini sorması oldu ki sonrasında baya bir hönküre hönküre güldüm ahahah :D 
Japon ikiliyi son kez gördüğümüz yer
Biraz soluklanalım sonrada yemeğimizi yemek için bin bir zahmetle bulduğumuz restorana artık gideriz demişken oda ne bizim japon ikiliyi yine görmeyelim mii *.* 
Bu sefer cidden konuşacaktık lakin dış görünüşüne bakıpda buraya kesin kız kesmeye gelmiş diyebileceğiniz türde birinin
onlarla şakır şakır japonca konuşmasına kadar -,- Ee tabi bizim tek silahımız konnichiwada o esnada önemini yitirdi T.T
Ama nevale yinede azmetti ve konnichiwa dedi :D ( demeden önce yaptığı bir hareket vardı ama onu burada yazarsam beni kesebilir. Büyük tehdit yedim :P ) Onlarda bize konnichiwa dedi ve muhabbetimiz burada bitti. Ee bizde büktük boynumuzu kösüm kösüm restorana yollandık yemek yemek için. Tam 3 katlı baya büyük bir yer. Fakat Türklere yönelik değil. Direk asyalı turistler için düzenlenmiş. Domuz eti çokça kullanılmış. Bu yüzden eğer yolunuz oraya düşerse sıkı sıkı sorduktan sonra ne yiyeceğinize karar verin ^^
Yazımın üst kısmında en çok koreli bulunana mekan mı demiştim ben ? Hah haltetmişim XD İn cin top oynuyordu biz gittiğimizde yahu :D En üst katta biz ve iki koreli nuna vardı  ( çok şekerlerdii. Hele o bıcır bıcır konuşmaları yok mu  *.* Koreliler sevmemde ki en büyük faktördür dilleri ) 
Ramenlerimiz sipariş ettik ve gelmelerini beklerken alt katta bir sengil çuka hamnida niadalarını kopması bir oldu. Meğersem bi alt katta doğum günü kutlaması varmış -,- 
Buda ramenlerimizz ve mezelerimiz
Ramen aynı dizilerdeki gibi tencerede geldi. Çok hoştu.
Ramenin dibini gördük ikimzide gerçekten güzeldi.
Ama kore yemeklerine bir sonraki yazımda değineceğim için şimdilik yemek kısmını es geçiyorum ^^ 
Tam kalkarken nevale ile girdiğimiz idda üzerine ( koreli nunalara annyoo diyemezsin dersin diyemezsinnn :d ) gittim dedim. Hiçde pişman değilim. Bir anlık şaşkınlıklarından sonra bize gayet güler yüzle karşılık verdiler, ve kore turumuz da o noktadan sonra  son buldu. Ertesi hafta tekrardan Sultanahmet'e gitmek için sözleştik ve ayrıldık ^^
Bu yazıdan çıkarılcak en önemli sonuç ne biliyormusunuz peki ?
İngilizce bilmiyorsanız aman korelilerle konuşucaz hadi Sultanahmet'e gidelim falan diye düşünmeyin bile avucunuzu yalarsınız yoksa. Kırın bacağınızı oturun oturduğunuz yerde :D Zira gitseniz bile konuşamayacağınız için icraatınız bakışmaktan öteye gidemeyecek ve eli boş geri döneceksiniz :P Hee oradan eli dolu dönmek nasıl olur onuda bilmiyorum ya :D

16 yorum:

soguk nevale on 7 Kasım 2012 21:51 dedi ki...

iyi iyi fazla rezil etmemişsin
rezil olma anım japonlara yaptığım harekettir ki neyseki görmediler :D :D :D

Neobi on 7 Kasım 2012 22:01 dedi ki...

Ya aslında onu yazacaktım lakin o haraketi nasıl tasfir edeceğimi bilemedim XD

Miss-Yuki on 8 Kasım 2012 22:54 dedi ki...

Neobi yazı çok güzel okurken tebessüm etmemi sağladı.Kızlar çok güzel vakit geçirmişsiniz :)
(şanslısınız ben izmirde ne yaptım ettim birtürlü yemek çubuklarından bulamadım tamam tahta olanlardan var ama tek kullanımlık uzun ömürlülerden istiyorum o da bulunmuyo sanırım)

Neobi on 8 Kasım 2012 22:57 dedi ki...

Teşekkür ederim efenim. İlk yorumum pek bi mutlu etti beni hehe
( Nevale bebeğim senin yorumun ayrı tabikii ) Bakarsın ilerleyen günlerde hani olurda yolum bir daha tahtakaleye düşersee. Sayfamda bir yarışma düzenleyip yemek çubuğu hediye edebilirim. Kim bilir ^^

ya leyl on 9 Kasım 2012 10:37 dedi ki...

Bloğun olduğunu yeni öğrendim kuzu artık takipteyim.İyi eğlenmişsiniz :D

Neobi on 9 Kasım 2012 16:01 dedi ki...

Hoşgeldin yavrucuğum ^^ Hiç sorma bir gün hep beraber eğleniriz belkim yıh yıh

Miss-Yuki on 15 Kasım 2012 16:30 dedi ki...

Aaa çok sevinirim biraz geç oldu ama cevap verbildim ^^ bu arada neobi sizin Şekerkizcandy.com dan sıkı bir takipçinizim ^^ çevirdiğiniz mangalar vs çok güzeller (helede neobinin köşesi kısımları)^^

Nurdish on 16 Kasım 2012 11:10 dedi ki...

Okudum ve tek diyeceğim HIH.......

Neobi on 19 Kasım 2012 20:16 dedi ki...

Ahahaha :D Nidenn yaaa -,-

Neobi on 19 Kasım 2012 20:22 dedi ki...

hehe çok teşekkür ederim efenim. Mangalarla ilgili böyle şeyler duymak beni fazlasıyla mutlu ediyor ^^

Nurdish on 20 Kasım 2012 16:08 dedi ki...

Bensiz öyle gezip tozarsanız, beni bir davet etme kibarlığında bulunmazsanız HIH'larım tabi... HIH :P
Hem siz daha çoooook turistlere uzaktan bakarsınız! Ben olaydım şakır şakır konuşurduk İngilizce :P

Neobi on 23 Kasım 2012 21:14 dedi ki...

Boynum kıldan ince hacı ne desen. Vur kelle mi :P

Nurdish on 24 Kasım 2012 10:14 dedi ki...

Tamam la tamam kıyamadım gene :D Fondü borcumu siliyorum, yerine Ramen borcuNU(!) yazıyorum haha :D

Neobi on 25 Kasım 2012 00:03 dedi ki...

Yürü git nan çok uyanık gördüm seni hıh

Fatma Duran on 20 Aralık 2012 02:01 dedi ki...

merhaba neobi tahtakalede nerden chopsticck aldiniz acaba?birde çelik kasik cubuk seti satilan bi yer biliyormusunuz istda!

Neobi on 26 Aralık 2012 17:17 dedi ki...

Merhabalar. Ben çubuklarımı eminönünden aldım. Orada tahtakaleye çıkarken şark han var. Kime sorsan gösterir. Şarkhanı bulduktan sonra en alt kata in orada uzak doğu dükkanını göreceksin ^^

Yorum Gönder

 

Neobinin Sırça Köşkü Copyright © 2010 Design by Ipietoon Blogger Template Graphic from Enakei