19 Ekim 2012

“Zendagi Migzara”-Hayat devam ediyor…

Gönderen Neobi zaman: 03:26
Ağa oğlu Emir  ve , etnik kökeni yüzünden sürekli bir alay ve aşağılanmaya maruz kalan tavşan dudaklı, güzel gülüşlü Hasan...
Aynı evde doğmuş büyümüş, aynı süt anne tarafından emzirilmiş, çocukluklarının en önemli kısmını bir arada geçirmiş ama buna rağmen dünyaları tamamen farklı olan iki arkadaş, iki dost  Emir ve Hasan... 
Neredeyse aynı kaderi paylaşıyor bu çocuklar. İkisi de daha doğar doğmaz annesiz kalmış iki öksüz. Birinin annesi onu doğururken ölüyor, diğerinin annesi ise oğlunu doğurur doğurmaz daha küçük yavrusunu kucağına bile almadan başka bir adama kaçıyor.

 Emir Afganistan'ın en okkalı ağalarından biri olan en bilinen lakabıyla Kasırga bey'in oğlu. Annesi onu doğururken öldüğü için babasıyla aralarında olan uçurumdan muzdarip ve bu uçurumu kapatmak uğruna her türlü fedakarlığı, pisliği yapabilecek bir çocuk... Kitabımızın baş karakteri. Zaten kitap Emir'in ağzından anlatılıyor. Yaptıkları, yapacakları ve bir ömür boyunca yakasına yapışacak vicdanını Emir'in ağzından öğreniyoruz. 

Siz hiç bir kitabı okurken baş karakterden ölesiye, iliklerinize kadar nefret ettiniz mi ? Yaptığı iğrençliklere yer yer kan beyninize sıçrayarak, yer yerde ağlayarak şahit oldunuz mu ? Söylediği yalanlara, oynadığı oyunlara, attığı iftiralara " Yok artık bu kadar da olmaz. Nesin sen be velet canavar mı ? " diye bir hışımla kitabı bir kenara fırlatıp, aynı hışımla da geri alıp okumaya devam ettiniz mi ? Cevabınız hayır ise demek ki daha bu kitabı okumamışsınız demektir... Neyse devam edelim. Nerede kalmıştık ? Heh Hasan'da kalmıştık.


Hasan gülerken gözlerinin içi parlayan bir çocuk. Mensup olduğu etnik kökene, annesinin başka bir  adama kaçmasına, babasının topallığına ve sırf bunlar yüzünden ne zaman dışarı çıksa yediği hakaretlere rağmen her zaman gülümseyen ve kendini Emir'e adamış bir bir hizmetçinin oğlu...
Sırf hazara olduğu için okuma yazma öğrenememiş, gündüzleri Emir'in ayak işlerini yapıp işi bitip de Emir okuldan dönünce onunla oynamak için can atan kuş sapanını bir nişancının ustalığıyla kullanan, küçücük yaşına rağmen korkusuz, sadık, vefalı ve bulunduğu zamanın en usta uçurtma avcısı Hasan...


Afganistan'da başlayan yalanlar silsilesinin 2 küçük kahramanı emir ve hasanın acıları sizi sizden alacak.  Hasan demişken ( evet farkındayım tanıtıma başladığımdan beri Hasan'ı dilime doladım bırakmıyorum. Ama inanın bana Hasan'ı tanıyınca hem çok sevecek, yaşadıklarına şahit olunca da Hasan için göz yaşı dökecek ve onun gibi bir dosta sahip olmak isteyeceksiniz.)
size kitaptan Emir ve Hasan arasında geçen bir diyaloğu paylaşayım:
 "Sana hiç yalan söyler miyim, Emir Ağa?" 
Birden onunla azıcık oynamak istedim. "Bilmem. Söyler misin?" 
"Onun yerine pislik yemeyi yeğlerim," dedi, gücenmiş bir ifadeyle. 
"Gerçekten mi? Yapar mısın?" Şaşırmıştı: " Neyi yapar mıyım?" 
Gözleri yüzümü uzun uzun araştırdı. Orada, o vişne ağacının altında oturan ve ansızın birbirine bakmaya, gerçekten bakmaya başlayan iki çocuktuk. 
"İstersen yerim," dedi sonunda doğruca gözlerime bakarak. Gözlerimi kaçırdım. Bugün bile, Hasan gibi söylediği her sözü inanarak, içtenlikle söyleyen insanların gözlerine bakmakta zorlanırım. 
"Ama merak ettim," diye ekledi. "Benden böyle bir şey ister miydin, Emir Ağa?" 
Zoraki gülümsedim. "Aptallaşma Hasan. Böyle bir şey yapmayacağımı bilirsin". Hasan da gülümsedi. Ama onunki zoraki değildi. "Bilirim," dedi. "


Eh hepiniz anlamışsınızdır değil mi hangi kitabın tanıtımını yaptığı mı ? Yinede söyleyeyim. Uluslararası çok satar listesine zirveden giriş yapmış, 8 milyonu aşkın kişi tarafından okunmuş, 2006 ve 2007'de Penguin/Orange Readers's grup ödülünü kazanmış Halit Hüseyni'nin (Khaled Hosseini) Uçurtma Avcısı ^^

Bu kitap arkadaşlık, ihanet ve sadakati en güzel şeklinde anlatan bir roman. Sizi derin düşüncelere çekecek, yüreğinizi burkacak bir roman. Okudukça karşınıza çıkan olay kurgusuyla sizi büyüleyecek bir roman. 
Bu roman hakkında aslında o kadar çok şey yazmak isterim ki ama kafamı toparlamam zor bu aralar.
Saat gecenin 3'ü olmuş ve beni son bir kaç gündür terk eden uykumu kovalarken aklıma düşüverdi Hasan ve Emir. Sırf bu yüzden daha yeni yattığım yatağımdan kalktım, ışıkları açmadan ayaklarımın ucuna basa basa kuzenin odasına girip bilgisayarına el koydum.
Peki bunu neden yazmak istedim. Bu halde ve bu saat'de ? Nedeni benim için çok açık aslında. Şu zor günlerimde yanımda Hasan gibi bir dostum olmasını istediğim için yazdım. Hasan gibi birinin varlığına ziyadesiyle ihtiyacım olduğu için yazdım. Eğer hala bu kitaptan bi haber olanlar var ise, bir umut yazımdan etkilenip de alır okurlar belki diye yazdım. Herkes Hasan'ı tanısın diye yazdım ^^
Sevgiyle kalın... 


--------------------------------------------------------------------------------
Bu kitap beyaz perdeye de aktartıldı. Ben izledim mi evet izledim. Ama kitapla aynı tadı veriyor mu ? Kesinlikle hayır. Oradan oraya atlamış film. Eğer kitabı okumadıysanız filmden birşey anlamanız imkansız. En önemlisi, kitabın en can alıcı kısımları yok bir kere -,- O yüzden önce kitabını okumanızı tavsiye ederim ^^ Sonrada belki karakterler kafanızda otursun diye ( ki benim okurken yarattığım karakterlerle, filmdekilerin alakası yok. Misal kitapta Hasan'ın babası Ali topal ve çok çirkindi. Ama filmde adam tıkır tıkır yürüyor ) izleyebilirsiniz belki...



4 yorum:

Breath The Fantasy on 28 Ekim 2012 21:09 dedi ki...

:)

morgana!!! on 13 Kasım 2012 23:17 dedi ki...

genelde duygusal şeylerden etkilenmem ama hasanın yaptığı ve bazı söylenen sözler beni inanılmaz etkilemişti. ben okuduğumda iyiki almışım deyip herkes okusun diye uğraştım ve işe yaradı bi çok insan okudu bu kitabı ve kitap hala bana geri dönmedi:D çok güzel tanıtmışsın neobi..

Neobi on 24 Kasım 2012 15:46 dedi ki...

Ahh hasann allahım hatırladıkça kahroluyorum =( Özellikle hani mavi uçurtmayı yakalamak için gittiğinde başına gelenler. Daha sonrasında emir kendini affettirmek için bir takım şeyler yapsada ne yalan söyleyeyim ben affedemedim emiri :/
Teşekkür ederim ^^

Ahmet Bekir Arslanalp on 5 Temmuz 2017 21:06 dedi ki...

Gerçekten mükemmel bir roman. Elimden düşünemedim

Yorum Gönder

 

Neobinin Sırça Köşkü Copyright © 2010 Design by Ipietoon Blogger Template Graphic from Enakei